26 Nisan 2009 Pazar

Bir Cumartesi



Her doktor kontrolümüzden sonra arkadaşlarla, kuzenlerle, kardeşlerle veya birileriyle buluşuyoruz.Bu cumarteside 6. ay kontrolü olduk.
Doktor kontrol özet: Kilo 8.700 kg; boy 68 cm.,diş bir ay daha yok, herşey normal, geçen gripten eser kalmamış, bu ay ek besin başlangıç ayı (kocaman bir listemiz var. sonradan paylaşacağım).Doktor kızdı biraz bırakın sürünsün kucakta tutmayın dedi. Daha tam dönemiyordaa. Bugun çalıştık dönüyorda, kolunu düzeltemiyor ağlıyor.
Sonrasında abimler (onlarda 1 ay sonra bir bebek sahibi oluyor.), amca Gökhan ile Beşiktaşta kahvaltı yaptık. Kuzey Tan da çok eğlendi. Amcalar dayılar kucaktan kucağa ve değişik bir ortam. Güneşin tadını cıkardık güzel sakin bir ortamda güzel bir kahvaltı yaptık.
Sonra emzirme saati geldi ve biz D.E. (2 yaşında çok yakışıklı bir abi) ye gittik. D.E halen Kuzey Tan dan uzak duruyor. Kuzey Tan götürdüğü hediyeye saldırıyor D.E onu uzak tutuyordu. Bakalım nezaman D.E abiyle oynayacak.
1 saatliğine eski günleri anmak için okulumuza indik. Rüzgarlı olduğundan çok keyif çıkaramadık ama oğlumuza babası ile tanıştığımız dolaştığımız yerleri gösterdik.
Akşamüstü D.E abinin uyumasını fırsat bilerek mama sandelyesinde keyif yaptı, D.E abimizin oyuncaklarının ve G. teyzenin keyfini sürdü.
Güzel bir cumartesiydi. Akşam yine uyku saatimizde evdeydik. Yolda uyuduğu için 30 dk daha geç yattı ama çok iyi uyudu.
Şuan yoğurt yapmayı deniyorum. Oldu gibi.

23 Nisan 2009 Perşembe

Kuzey Tan Sözlük 1:


Süt:Tek kelimeyle "herşey". Böyle güzel birşey olabilir mi? Elimi ağzıma götürüp mızıklanınca istediğimi anlarlar galiba. "Hey SÜTTTTT verin bana." Süttün kimde olduğunu biliyorum. İlk zamanlarda araştırdım sadece bir kişide var. Bende onun üzerine oynuyorum tüm hünerimi.
Anne:Acayip bir duygu besliyorum. Çok huzurluyum kollarında. Hep beni güldürüyor ama en önemlisi bana verdiği SÜTTT. İnanılmaz diğer kişilerde yok sadece anne de var. Bende süt için biraz sevimlilik yapıyorum hemen sütü veriyor. Sabahları bir yere gidiyor sonra koşarak geliyor tekrar gidiyor sonra tekrar geliyor. Geldiğinde hep süt veriyor.Birde şu gözüne dayadığı siyah "click" diyen şey ile devamlı etrafımda. Dur güleyim de sevinsin belki sonunda süt verir bana.
Baba:Evimizde bulunan diğer kişi. İlk günler anlamadım kim neden benim süt kaynağımın yakınında. Sonradan tanıştık. Oda çok komik. Sesi süper?!?!? Benimle ciddi planları var. Daha hiç birini anlamadım ama işin sonunda ödemeyi süt ile yaparsa ona uyarım. "Adamım sütümden uzak dur. Yaklaştığını görmeyeyim."
Babanne:Anne yokken yerine benimle oyanayan, beni eğlendiren kişi. Oda süt veriyor ama farklı şekilde. Elimle tutabildiğim birşey bu ve içinde sütü görebiliyorum. Birde bıcı bıcı saatlerimde çok eğleniyorum onunla.
Asansör: Anne bir dolaba biniyor sonra gözden kayboluyor. Sonra bir dolaptan çıkıyor. Ne işe yarıyor ki bu. Yoksa Süt yapma makinasımı.
Sokak: İnanmıyorum çok eğlenceli çok renkli çok gürültülü bir yer. Şu gözümün işine giren ışığı neden kısmıyorlar. Yumayım gözümü. Hemen uyursam gözüme gelmez o ışık. Beni Süt saatim gelince uyandırın.
Bebek Bezi: Güzel yumuşacık güzel kokulu. Artık hep güzel kokmuyor ama. Ne işe yaradığını anladım. Süttün işini bitirdiği yer. O güzel süt nasıl bu hale gelmiş anlamadım.
Doktor: Bu adamı seviyorum anneme 2 yıl süt vereceksin dedi. Adamım seni tuttum.

21 Nisan 2009 Salı

6 Aylık Oğlum


Bugün Kuzey Tan 6 aylık oldu. Ne kadar hızlı geçti. Doğduğu anı çok net hatırlıyorum diyeceğim ama yalan, sezeryan oldum.

Tam 6 ay önce hayatımıza geldi. Çok uyumlu bir bebek oldu. Çook tatlı, uslu, söz dinler. (tütütütüü nazar değmesin)Bizi hiç üzmedi.(arada üzmüş olabilir ama biraz bende hata)

Bu ay neler yapıyor. Şu 1-2 gün bile bizi şaşırttı.

Ağlama şekli değişti. Resim Kuzey Tan'nın ağlamasının resmi. Normalde böyle ağlamaları yoktu. 2 gündür başladı.

-Beni yanlız bırakmayın, anne.

-Öyle şarkı söylemeyin, anne.

-Ses tonun korkutuyor beni, baba.

-Ben konuşurken benimle ilgilenin, beni eğlendirin anne, baba.

Ağlamalarının nedenleri için sıralayabileceklerim. Bu resim babasıyla ona şarkı söylerken çekildi. Sesimiz çok güzel değil galiba.


Bunun yanında gülmeleri de arttı. Kahkahaları komşularımızı eve çağırıyor. Kendinden geçiyor.


6. ay için kitaplarda yazanların sadece dönüş kısmı dışındakileri yapıyor. Dönüyor ama ben göremedim. Yatağında 2 gündür dönmüş buluyorum. Oda işi çözememiş ki kızıyor.

Cumartesi doktor kontrolü var. Artık ek gıdalar. Masada bize özenerek bakmaları biraz diner umarım yada daha da artar.

Yarı yaşın kutlu olsun Kuzey Tan'ım

7 Nisan 2009 Salı

MARTILAR ve DENİZ


Neden uçmuyorsunuz martılar? Denize bakıyorsunuz ama gitmiyorsunuz. Mavilikler orada dururken biz niye halen burdayız. Gezmek dolaşmak gerek. Dünya büyük, bir noktada sıkışmamak gerek. Kuzey'e yolculuk Tan zamanında demir alalım. Haydi martılar

Ödül için ÇOK TEŞEKKÜRLER

Teşekkürler. Bugün Sibel ve Mevlüt'ten çok güzel bir ödül aldık. http://hayatiminmasali.blogspot.com/' da duyurduğu ödülümüz daha acemi olduğumuz bu Blog dünyasında yüzümüzü güldürdü. Teşekkürler Sibel, teşekkürler Kuzuların Kuzusu Mevlüt.
Bizde görevimizi yerine getirelim ve elden ele dolaştırdığımız ödülümüzü bize bu dünyayı tanıtan, elimizden tutan ...............................'da onun da ödülünü yayınlamasını bekliyoruz.

6 Nisan 2009 Pazartesi

5 ay geçti bitti 6. Ay a ne kaldı?


Kuzey Tan'ım 5,5 aylık. 5. ay kontrolünde 8,100 kg; 66,5 cm boyu.
Bebeğimbeş aylıkken uzmanlar neler bekliyor? Bizimki ne alemde??
- İlgilenildiğinde gülümser ve "konuşur".
- Bizimki kime çektiyse susmuyor. Konuşuyorda, konuşuyor. Anneside konuşmayı pek sevmez ya.
-Pek çok farklı ses çıkarır. Bunların bir kısmı kendine özgü, diğerleri duyduklarını taklittir.
-Evet tükürük eşliğinde inanılmaz sesler çıkarıyor. Öksürük taklidimi yapıyor ama sadece benimkini. Galiba aramızda şifre sanıyor.
- Gördüğü hareketleri taklit edebilir.
-Yok canım daha neler? 5 Aylık daha
- Elinden oyuncağının alınması veya onu mutsuz eden bir davranışı protesto eder.
-Evet protesto ağzına soktuğu objeler alınınca sadece.Heryer tükürük kazaklar, bezler, tişörtler, oyuncaklar, kitaplar, ellerimiz, kollarımız. geri çekince bunları bir pankart açmadığı kalıyor.
- Her şeye dokunmak, tutmak, tatmak ister. Elindeki objeyi diğer eline geçirebilir.
-İki eliyle bir uzanması var süper
- Uykusu, yemesi, dışkılaması, banyosu belli saatlerde olmaya başlar.
-O bir terazi burcu doğduğu andan beri düzenliii.
- Emekleme benzeri hareketler başlar.
-Emeklemekmi? Bizimki ayağa kalkma konusunda ısrarlı.Oturmaya bile karşı.Emeklemesi için çabam devam ediyor.(Babasıda bende emeklememişiz de)
-Yatağında bir baştan diğer başa gidebilir.
-Aslında bizimki kafası etrafında dönerek hareket ediyor yatakta.
- Yabancılama başlar. Ev halkı dışındakilerden ilk gördüğünde korkar.
-Korkmak diyemem de. gözlerini kitliyor. geçen gün misafir rahatsız oldu. Oğlum "Hiç bukadar büyük bir amca görmemişti." Haklı, taaa 167 gündür bu dünyada yok görmedi öyle iriyarı amca.
- Kilo artışı azalır. Bu ayda genellikle doğum kilosunun iki katına ulaşmıştır.
-Bizimki biraz 3 katına yaklaştı. Eğer bu ayda cok artarsa Dr bana rejim verecek. Sıkta emzirmiyorum. 4 saat kuralı uyguluyorum.Ben daha sık yiyorum yemek.

4 Nisan 2009 Cumartesi

HASTAYDIK

Hastaydım. 39,5o C de yatıyordum. Tek endişem Kuzey Tan'a bulaşmasıydı. Çabaladım ama bulaştı. Sayemde ilk ateşini ve öksürüğünü gördü. Ateşliyken bile (en azından o benimki kadar ağır olmadı) soyduğumda bana gülümsemeye çalışıyordu.
Ateşinin olduğu gece babası "yanımızda yatıralım" dedi. Benden bulaşır endişesiyle yanına gitmiyordum. Düşündüm bulaştırmıştım zaten yanımda olmak belki onu mutlu edecekti. Ya alışırsa korkum vardı. Olsun dedim çünkü ben de ateşlenince yanımda biri olsun bana sarılsın isterim hep. Çok korkarım seslerden, belki benim ufaklıkta bana çekmiştir. Çocukluğumdan babamla olan bir anımda da çok hastayken, ateşten titrerken annemin beni babamın yanına yatırdığıdır. Belki Kuzey Tan'da böyle istiyordur.
Önce odamı temizledim. Nevresimler değiştirdim, odayı havalandırdım. Soğuk buhar makinasını çalıştırdım. Odasından aldım ve bizim yatağın içinde hazırladığım ona ait küçük yatağa yatırdım. (yüksek alt açma minderini nevresimledim.böylelikte yatakta yanlışlıkla elini kolunu ezmem.) Birden gözlerini açtı loş odayı hızla taradı ve tanıdı. Bebekken beraber uyuduğumuz odaydı. Birden heycanla ellerini kollarını ayaklarını çırpmaya başladı, çok mutluydu. Sonra bana dönüp gözlerimin içine baktı ve iki koluyla bana sarılacak gibi uzandı. Kolları sadece yanaklarıma yetişiyordu ve beni sevmeye başladı. Bu gördüğüm en tatlı teşekkürdü. Bende çok mutlu oldum. "Hadi oğlum uyuyalım" dedim ve hemen gözünü yumdu uyudu. Bütün gecemiz cok huzurluydu. ateşi düştü ertesi sabah çok mutluydu.
Tabiki ben gece öksürmek için odayı terk ediyordum. Gıcıklık tutmasın diye devamlı su içiyordum. Omuzum tutuldu ona dönük yatmaktan ama çok mutluydum.
Geçmiş olsun bize.

(Resimler bugün çekildi. Keyfi yerindeydi.)