25 Haziran 2009 Perşembe

KUZEN TOPRAK


KUZEN TOPRAK ÇOK TATLI


Daha oynamıyor benimle. İkna olacak yakında oynamaya. O uyurken annesi babası ile oynuyorum. Annesinin göbüşündeyken ben üzerinde tepiniyordum. Bir yakınıma gelse Toprak
O uyusun ben o arada plan hazırlıyayım. TOPRAK kuzene nasıl ulaşılır.
Kuzen Toprağı yine depikleyeceğim:))

22 Haziran 2009 Pazartesi

8 aylık Kuzey Tan Doktor Kontrolünde.


Bugun Doktor günüymüş. Beni anne iş çıkışı koşarak götürdü.
Hıımmm bu hastanede ne kadar güzel hemşireler var.
"Merhabaa!!!. siz de merhaba!!! aman da aman beni sevin bakalım."
Doktorumuz bizi bekliyor. "Merhabaaa"
Annem beni masaya oturttu. Hakkımda konuşuyorlar.
"Yok, ben koltuklara tutunarak yürüyormuşum; yok, herşeyi yiyormuşum; yok, çok usluymuşum;yok çok sosyalmışım. "Tamam anne beni övmene gerek yok. Birazdan gösteririm hünerlerimi. Doktorumda hayran kalır.Bak bu hünerlerimi çok beğendi doktorum. 8 değil 11 lik mişim. Bu şifreli konuşma neyse.
Doktorum anneme ve babanneme " herşeyi yesin ama salça yok, tuz yok, baharat yok, patlıcan,bal, inek sütü falan filan yok. " dedi. 2 hafta sonra köfteler balıklar olacakmış soframda.
Duydunuz mu annecik kurun benim sultan soframı doktorum emretti. Siz karşımda götürürken ben seyrediyordum.
Annem havuz, deniz diye birşey sordu. Doktorum ağzıma gözüme burnuma gelmediği sürece mesele yok dedi. Hatta bana özel havuz önerdi. Teşekkürler doktorumm.
Annem akşam beni birşeyler yemeğe çalıştığından bahsetti. Benim haberim bile yok. Kimmiş o sivri. Doktorum camlara kapılara tül dedi. üstüme cibinlik dedi. O fişe takılan şeyleri önermedi. 15 dakka takın uyurken çıkarın dedi. Bu arada babamla konuşacağım tül erkek adamı bozar mı???
Sonra soymaya başladılar beni. Durun durun birşey yapcaksınız bana anladım. "Zırıl zırl zırıl" durdular. Galiba annem dayanamadı beni bırakacak.
Yooooo hayır. Doktorumda geldi beni inceliyor.Tamam tamam kurcalamayın beni.
Kilo almışım 400 gr ama çok uzamamışım ( 1 cm sadece).annem "şişkom benim" dedi. Ben senin yüzüne vuruyormuyum kilolarını. ayıp oluyor annecik.
Tamam bitti galiba. anne giydiriyor beni. Ammmmaaaa yoo hayır iğne yapacaklar.
"Hüngüürrrrrr"
Bitti galiba artık hadi gidelim.
Ben artık 1 yaşıma kadar gelmem sadece bir ara uğrarım. Annem uğrarız kan veririzz dedi. artık o nasıl birşeyse.Umarım aşı gibi değildir.
Anneden Not: Boyu uzamamış ama kilo almış. Kime çekmiş ki:))))
Kuzey Tan ilgi manyağı. Herkes onunla konuşsun ilgilensin diye çabalıyor.
Bu arada ıslık çalar gibi ses çıkararak koridorda dolaşıyor.

18 Haziran 2009 Perşembe

8. Aya Başlarken Kuzey Tan neler yapıyor?


NELER YAPIYORUZ NELER?

Kuzey Tan Super Mario modunsan Super Super Mario moduna geçti. Çok koşturuyoruz peşinden. Resimler 2-3 olayın delilleri.


-Ayaktayız hep. Oturmak yok. Koltuğa tutunmak en buyuk zevki.Tek eliyle tutunuyor.(sanki profesyonel)


-Asla yatağında yatarak bizi beklemiyor. Ayakta parmaklıklara tutunarak bekliyor.


-Koridorda yetişmek çok zor.Hızlı emeklemeye başladı. Hele adını söyleyip koştuğunuzu görürse....


-Banyoya merakı var. Her yolun sonu banyoya gidiyor.


-Yürüteç almak istemiyorum ama oğlum herşeyi yürüteç yapıyor. Playskool 2'li egzersizinin 3. egzersiz boyutunu görse çok sevinir. Yürüteç yaptı onu oğlum.


-Artık pozlarımız daha profesyonelce. "Clik" sesi gelene kadar bekliyor.


-Sokaklarda gezince yoruluyor. 3 saat yerde uyanmadan uyuyor. (bizde gezmeye gidemiyoruz. bekliyoruz uyansında gidelim diye)


-Masa altları, sandalye altları en sevdiği yerler.


-Kafasını yere vuruyordu. ama artık popo üstü düşmeyi öğrendi. (ben o kafasını vurunca daha çok ağlıyorum.).


- Ulaşmak istediğine ulaşamayınca uçma moduna geçiyor. gerilip kollarını açıp kendini ileri atıyor. (uçan sincaplar gibi)


- Herşeyi yiyiyor. (anne sütü, peynirli yumurta sarılı kahvaltı, meyve suyu, herçeşit çorba,...)


-Babasını görünce beni unutuyor.


-Sokakta herkese laf yetiştiyor.


-Yabancı ayırt etmiyor. Çok inceliyor sonra kankisi oluyor herkes.


-Kitaplara, dergilere ilgisi çok fazla. En az 20-30 dk oynayabiliyor.


-Dişimiz halen yok.


-Yastıklar artık engel olamıyor ona. üstlerinden geçiyor.


-Balkonu farketti. Kapı aralıksa bile açıp çıkıyor.


-Dişimi fırçalarken hüngür hüngür ağlıyor. (Daha önce bunu ağzımızda külah görünce yaptı.)


-Çok güler yüzlü bir çocuk. Hiç mızmızlık olsun diye ağlamıyor sayılır amaaaa
Teomanın Çoban Yıldızı (Gerçeği Calogero dan Danser Encore) çaldığında hüngür hüngür ağlıyor. İlk 3-4 defa sessizce oturup dinledi. Hüzünlendi. Son dinleyişinde dudağını burkt ve ağlamaya başladı. Orjinalinide dinleteceğim bakalım ne oalcak.

Birde geçen TV de Elvada Rumeli dizisin de çalan Arda boylarında parçasın da çok ağladı. Kapattık 1-2 saat sonra biz söyledik tekrar ağladı.

-Kuzey Tan la hayat super. Sabah olsun yanıma alıp yatakta yuvarlanalım diye gece yatmadan önce sabırsızlanıyorum.
Seni çok seviyorum çirkin oğlum




8 Haziran 2009 Pazartesi

Soru ve Cevaplarla Kuzey Tan ve Bir Cumartesi

  • Anne nerede?
  • Mutfakta Kahvaltı Hazırlıyor.
  • Baba nerede?
  • Salonda Kuzey Tan ile oynuyor.
  • Kuzey Tan nerede?
  • Masanın altında!!!!!!
  • Baba nerede?
  • Salonda Kitap okuyor. "baba olmak" konulu.
  • Baba olmanın birinci şartı çocuk nerede peki?
  • Masanın altında dedik ya. Baba gibi sizdemi fark etmediniz.
  • Anne nerede?
  • Salonda fotograf çekiyor.
  • Kahvaltı ne alemde?
  • Yandı, kül oldu bitti.
  • Kuzey Tan nerede?
  • Oyun alanına geri götürüldü, etrafı yastıklarla örüldü. Bağırıyor.
  • Baba nerede?
  • Gürültüden rahatsız oldu balkonda kitabını okuyor.

5 Haziran 2009 Cuma

Kuzey Tan Sözlük 2:



7 aylık olmak: Galiba buyumek. Artık annem babam gibi buyuk olmak için uğraşıyorum. Ellerim ile ayağa kalmak için çabalıyorum vee kalkıyorum. Yastıklar var yerlerde. Bende onlara tutunup kalkıyorum. Yakında, benden kaçamayacaksın anne, yetişeceğim sana. Arada konuşuyorum bir kaç şeyi dediğim zaman evdekiler seviniyor. Çılgın bunlar. Bakın nasıl sevinecekler. "bababababababa"
Anne:Darılmasın ondan başlıyayım. Artık süt işini aksatıyor. Bir kaç kez beni bırakıp şehir dışına gidip gelmiş. o yüzden öğlenleri süt servisi yapılmadı bana. Bu arada şehirdışı nasıl bir yer bilmiyorum. umarım orada süt servisi vardır.
Baba:Adamım super. Akşam eve gelince çok seviniyorum. Hep kadınlar arasında olmuyor. Babamın super oyuncakları var.
Babanne: Süt vermiyor ama super yemekler veriyor bana. Özel hazırlanıyor. Hergün beni gezmelere götürüyor.
Elektronik eşyalar: baba oyuncakları bunlar işte. sen oyna, ben oynamam o cıngıl dıngıl kuplerle toplarla. ben o elektronik eşya olanları istiyorum.
Düşmek: Tamam herşey güzeldi de bu nerden çıktı. Canım acıyor. Engel olamıyorum. hergün sağa sola yıkılıyorum. hooooop şimdi düşüyorum.tutun beni.
Ayaklarım: ellerimin benzeri ama zorluyor beni. tadı güzel olan şeyler ayaklarım. hemde 2 tane. em em bitmez.
Ayakkabı:Çok sevdiğim oyuncağım. Hem de hep birbirinin aynısı iki tane alıyorlar. Beni sevindirmek için heralde. arada sevdiğim ayaklarımı kapatıyorlar. buda "ceeecee" oyunu heral. Bende sokakta ayakkabımı çıkartmaya çalışıyorum. annem bağırıyor. " o ayakkabıları birbirine sürtünce ateş çıkmaz. sürtme birbirine ayaklarını." diyor. Geçen en sevdiğim ilk hediyem olan ayakkabımı kaybettim. Bulursanız, bordo beyaz NIKE o benimdir.
Süt: Evet fena sayılmaz ama ilk günkü mutluluğu vermiyor. ama tiryakisi oldum heral onsuz uyuyamıyorum.