25 Kasım 2009 Çarşamba

ESKİŞEHİR, BİLECİK YOLCUSU KALMASIN



Biz gezmeye gidiyoruz. Bilecik, Bozüyük, Eskişehir ziyaretlerimiz var. Özledim oraları. Özellikle Eskişehiri. Bakalım oğulum sevecek mi? Kuzenler, teyzeler, büyük dayılar, dayılar hep beraber süper olacak.

Çocukluğum  sokaklarına takılmış mıdır şehrin.
Topum halen zıplıyor mudur oralarda.
Şaçlarımı savuran rüzgar halen esiyor mudur?
O rüzgara takılı kalmış mıdır tekerlemem.......
Çocukluğum, oyuncaklarım kalsın sokaklarında
Sakın salma onu da uzaklara..............

23 Kasım 2009 Pazartesi

Sonraki Blog, Rüya, Video, Sayılar, Şöle böle, ordan buradan

"Sonraki Blog" yazısına hiç tık tık tıklayıp dolaşıyor musunuz? Ben çok seviyorum. arada takılınca haydi sil baştan.
Gece rüyanızda 3 bebeğiniz var ve üçüde ağlıyor görüyor musunuz? ay geçen gün ben de ağlıyordum.
Arada gün içinde videolarını cepten açıp izliyor musunuz? İnsanlar neden gülümsediğinizi anlamıyor olsa da.
Kendinizce hayatı sayısal değerlere bağlıyor musunuz. % 23 insan..... gibi. Halen sayısal çıkmasada.
Bayramda memlekete gideceğiniz için çocuklar gibi şen misiniz? Sanki çocukluk halin orada duruyor.
Bilgisayar olmasaydı ben şuanda ne yapıyor olurdum diyor musunuz? Bilmem kii kanaviçe
Arada "Kelebek Etkisi" ndeki gibi geçmişe gitmek çok istiyor musunuz? Gitmediğimi kim dedi.
Facebook ta tarla ekip biçenlere sinir oluyor musunuz? Hemde çokkkk.
"Ay bu daha önce sirkte çalışan bir fok muş" gibi reenkarnasyon cümleleri demode olsada siz vazgeçe miyor musunuz?? evett
Asla yanımda uyutmam deyip gece bir ara uyanıp bu çocuğu ne zaman yatağa getirdim diye düşünüyor musunuz?
Hatta saat koyup yaşasın sabah 6:30 oğlumu yatağa alama vakti diye seviniyor musunuz? yaa çok özlüyorum. omuzum tutuluyor o yanımda yatınca ama olsun.
Eskiden sesim çok güzeldi, eskiden el yeteneklerim çok iyidi nereye gitti yeteneklerim diye üzülüyor musunuz? aaa halen cok iyiyiyim derdim ama yalan
Gün içinde, uzanmışken bebişinzi izlerken birden blog a şunu yazayıp diye planlayıp onları yazmayıp böyle saçma sapan hatta saçma ötesi yazılar yazıp sonunu nasıl bağlıyacağınızı bilemi yor musunuz? aynen öyle oldu canım

Tammam aynı kafadan blog annesiyiz.
Not: Arkadaşlık listemden çıkarsanız artık anlayışla karşılarım.

22 Kasım 2009 Pazar

Umut Ege'ye KUZEY TAN dan Yanıt

Sevgili Arkadaşım Umut Ege;


Soruma verdiğin hızlı cevap için teşekkürler. Aslında zevlerimiz aynı. bende şu etrafa toplar fırlayan, cılgınca müzikler çalan oyuncağımı çok seviyorum. Topları yakalıyorum, dans ediyorum. Lay lay lay dön dön dön...
Bisikletimide çok seviyorum. İnanılmaz eğlenceli. Hatta koltuğunun altına şekerlerimi saklıyorum.
Toplarımı seviyorum.top top her yerde toplar var.
Kaplumbaaa mı sevmiyorum. Hemen pilimi neyi bitiyormuş bu sebepten 1 gün çalışıp 1 gün çalışmıyor.
üst üste dizdiğimiz kutularım var onları yıkmayı seviyorum.
Sandelyeyi seviyorum tırman in tırman in. heryere yetişiyorum sayesinde.
Tekerleği olan herşeyi de seviyorum:)
Son hafta bende şekilleri yerleştirmeye çalışıyorum. Bende çok başarılıyım aynı senin gibi. Aslında bir gece çözdüm olayı. Denedim olmadı denedim olmadı şekerleri doldurdum içine onlar her delikten giriyor:)))
Eski dostum var. kanatları kırıldı artık ama kelebeğim vardı. artık gidemiyor ama şarkısında dans ediyorum.

Birde banyo oyuncaklarım var. Aquapod um var super birşey rahat rahat oturup, yüzen kitabım oyuncaklarım su ile temas edince vaklayan ördeğimle oynuyorum. Aynada da saçımı tarıyorum:))))

Peluş oyuncaklarımı daha sevmiyorum. Yatağımda bir Nemo var. Yer kaplıyor.

20 Kasım 2009 Cuma

SANDALYEYE ÇIKMA SANATI


8 Kasım günü sabah 7 de. Saldalye her şekilde tırmanılır.
Hiç bir müdahalem yoktur. Kendi çabaları

17 Kasım 2009 Salı

Bahar Dalları


Dizi izlemeyi pek sevmem. Neden bu dizi derseniz tabiki tanıdıklar olması olabilir ama sadece başlangıç için.Şuanda kaçırmadan izlemek istiyorum.  Saatide uygun Kuzey Tan uyuduktan sonra başlıyor.
Ne var bu dizide. Belkide bir anne için en kötüsü var. Dizilerin beni üzenininden hiç hoşlanmam ama bu tam ciğerine işliyor ve 5 dakika içinde yine yüzünüzde küçük bir tebessüm yaratıyor. Dizide hüzün, mutluluk, değişik aşklar, azda olsa polisiye (umudum artması) var. Karışık bir dizi gerçek gibi.
Peki izlemeyenlere neler olddu anlatayım. Bir anne kız. Kız konservatuarda okuyor. Baba küçükken kan davalılarından dolayı ailesini terketmiş ama uzaktan izlemiş. Kız burs kazanıp Tunusa gidecek rakibi ünlü bestekar bir ailenin kızınıyken hemde. Eve dönerken kapıda zile bastığında annesi megafonda kızının sesini duyarken kızı bir cinayete kurban gidiyor.Kızı organlarını bağışladığından organlar 4 kişide hayata devam ediyor. (normal türk dizisi olsa bu bölüm 6 bölüm sürerdi burda 2 bölüm başında olay bitti)
Anne bir butik otel işletmecisiydi. Kızının ölümü üzerine evine kapanıyor. organları alan 4 kişi kızın babası tarafından bir araya getirilip annenin arkadaşı sayesinde oteli tekrar canlandırıyorlar. Anne farkında değil olayların. Öğrendiğinde tekrar yıkılıyor. Hadi geri kalanını siz izleyin.
Organ bağışına tekrar dikkati çektiği için çok önemli bir dizi olduğunu düşünüyorum. Oyuncular kaliteli, her hafta önemli konuk oyuncular ve müziği ciğerine işliyor.

14 Kasım 2009 Cumartesi

BİR MİM BULDUM KİMİNDİR



Ben kitabı hızlı okumalıyım. Kimse bana dokunmayacak ben kitabı okuyup bitireceğim. Kuzey Tan la bu sebepten zevk için değil zorunlulukta olduklarımı okuyorum. Yani ruhum için kitap okuyamıyorum. Beynim için okuyorum sadece.

1.Şu an okumakta olduğunuz kitap ve kısaca konusu

Şuanda vallahi okuduğum kitaplar 2 si işle ilgili kitaplar.(chemometrics, food packaging konulu) 1 taneside çocuk gelişimi üzerine.

2.En son aldığınız kitap

İş ile ilgili yine

3.Şimdiye kadar aldığınız kitaplar içinde en sevdiğiniz

En sevdiğim mi? Bilmem ki ben hepsinden bir şey severim hiç birininde fanatiği olamam ama aklımdan çıkaramadığım kimi zaman zihinsel okuduğum kitaplar var. Bir düğün sırasında gizlenerek okuduğım bitirdiğim Coelho nun SİMYASI ve havaalanında mahsur kaldığımda bitirdiğim Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum, Ağladım vee ortaokuldayken bir yaz günü evden 2 hafta sokağa çıkmayınca raftan çekip aldığım Dickens Büyük Umutlar.

4.Bir türlü bitiremediğiniz ,bitirsenizde sizi illallah ettiren kitaplar

Orhan Pamuk severim. neden bilmiyorum Masumiyet Müzesini bitiremedim. Tam doğum öncesiydi. """eeee gelemem bu kısır döngüye dedim bıraktım." halen başımda duruyor ama.....
5.Elinizdeki kitap bitince okumayı düşündüğünüz kitap

Yine işle ilgili 1-2 kitap ve Çocuk gelişimi ile ilgili kitaplar seçeceğim.

Bana bu mim Toprak Ana dan gelmişti (Minik Aslanımız , Toprak Aras.),

1 Yaş Doktor Kontrolü




Sabah uyandık. Annecik ile oyun oynadık. TV de teletubbiş leri izledim. Çok tatlılar. Anneyele dans ettik. . Annecik beni girdirdi hazırlandık ve Babayı uyandırdık ve arabaya bindik. YAşasın yaşasın gezmeye gidiyoruz. Yuppiiiii.
Aaa bizim parka geldik. Burada yürüyüş yapıyoruz babanne ile. Hiç sabah gelmemiştik.Durun durun parka girmiyoruz yanındaki binaya giriyoruz. Annem super "açıl susam açıl deedi" kapılar hemen açıldı. Bir daha yap anne bir daha.
Herkese merhaba. Hepsi bana merhaba diyor. 1. kat. ooff çok kalabalık. Babam parkta oynatıyordu annem gelin dedi. Tamam galiba daha güzel bir oyun biliyor.
Dur dur ben burayı bir yerden hatırlıyorum. Burası o güzel doktorun ofisi. Çok güzel, çok tatlı doktorum benide cok seviyor ama sonunda ağlayıp çıkıyorum. Bakalım bugun neler yapacağız.
Konuştular konuştular.
  • Konuşmamı sordu. Eh 1-2 kelimemiz var. ses benzetmem çokmuş. Konuşma adabım varmış. Karşılıklı konuşuyormuşum anlamlı olmasada.
    • baba:babbaa
    • anne:ınaaaa
    • elma:ama:,ammaa,almaaa
    • birde asansör. neden taktınız bu asansör lafına bir bilsem asasoooo işte.
  • Yürümem konuşuldu. En son görüştüğümüzde yeniydi yürümem.adım adım dı.annem kafamı vurmalarımı, düşmelerimi söyledi. Doktor normal dedi.ev düzenini ona göre ayarlayın dedi. dikkat edin dedi. Her yere minder kapla istersen anne.
  • Yemek durumu konuşuldu.herşeyi yiyebilir mişim. baklava, adana kepap peki? Yook abartmayacakmışım. Nohutlu patlıcan dolması istiyorummmmmm.
  • Tuvalet düzenlimi dedi? tabiki düzen benim adım. herşey saatinde. bak saatim geliyor altımı kapatın çabukkkk.
  • son günlerde şikayet var mı diye merak etti. Yooo bence yok.ama ailem sadece çok "hayır" diyor.Uyar onları doktor.
soydular beni bakılmadık mıncıklanmadık yerim kalmadı. Hayır manzara güzel tüm park ayaklarımın altında da. onlar beni görmüyordur umarım. Çıplak çıplak bir karizmam var benimde.
Kilo:11,200 Boy:77,5 herşeyim çok güzelmiş. Gözlerimde bakışlarımda güzel. Sesim nasıl??? Beni zorla tutumayın . INGAAAAAAAAAAAAAAAAA, ZIRIL ZIRIL . Bırakın yahuuu.Doktorum annemi muayene edergibi yapıp sonra beni kontrol ediyor.
Durun hemşire abla geldi. Bu sahneyi biliyorum. Hepsi beni tutup iğne yapacaklar. NAYIIRR OLAMAZZZ.
Olduda bittti maşallahh.
İğnemiz acıtmadıda neden tutuyorsunuz.

Yeni vitamin verdi. Burun spreyi verdi.
Aşımız canlıymış ateş yapabilirmiş, korkmayacakmış annecik. Döküntü olabirmiş, kormayacakmış annecik. eğer herhangi bir şey olursa doktoru arayabilir miş.
Sevimli pembe hayvan hastalığı için anne sordu. 2 gün 39oC düşmeyen ateş, kusma, halsizliğim olursa beklemeden getirin dedi.  Yok öyle birşeyde anne korkak ya sordu.
Babanne çok iyi bakmış bize.
EE çıkışta vitaminimiz alındı. kahvaltıya suadiye Beyaz fırına gidildi. Süper bir yer heryer mamamamamaaa. Bana çikolata verdiler. Anne naz yaptı. Yapma al anne ayıcık çikolatayı. Doktor herşeyi yesin demedi mi. Yaşasınnnnnn.Çok tatlıymışşşşş. Aaa benim fotomu çekiyorlar. Kart vereceklermiş bana. Teşekkürlerrrr Beyaz Fırın.Yemek yerken boş durmadım. yan masalara hatta dışardaki masalara bile el salladım. MERHABAAA.
Sonra ZARA ya gittik bana kazak. Damla içinde çok güzel elbise seçtim.Gönderirim Damla nın diş buğday fotolarını.
Eve dönerken uykum gelmişti. Anne uyutmamak için neler yapıyor. Anne normalde uyutmaya çalışırdın ne oldu sana. 5 dak kadar uyuyayım evde oynarız. Allah  allah 5 dakkikalık yol biliyorum ama eve kadar sabredemem anne sabredemem.Aferin başardın uykum kaçtı.
Evimize geldik ve ben uyuyorum. İçerden annemin laptop başında "tıkır tıkır" sesleri geliyor. Yine dedikodumu yapıyordurrrr.
Öğleden sonra Damla nın diş buğdayındayız.

11 Kasım 2009 Çarşamba

RÜYA


Sabaha karşı bir rüya gördüm halen etkisindeyim.
Halen gözlerim doluyor.
Kuzey tan ile evdeyiz oynuyor. sonra ben o yatak odasında iken gözden kaybolduğu sırada unutup onu işe gidiyorum hatta arabaya binip bayağı uzağa yola çıkıyorum. Yolda aklıma geliyor. İnanılmaz bir acı hissediyorum. Ağlıyorum. Nasıl unuttum nasıl unuturum diye. İki göğüs kafesinin ortasında aşağıya doğru inanılmaz bir acı ve gözyaşı. Kardeşimi arıyorum. O eve geldim ben diyor.Kuzey Tan nasıl diyorum ve uyanıyorum. Gözlerim yaşlı.İnanılmaz bir şuçluluk duygusu ile.

7 Kasım 2009 Cumartesi

BEBEĞİM İÇİN


Gıdalar üzerine neler konuştuk neler. Suanda her kanalda GDO var. Daha ilk defa duyan insanlar panik halde. Medya sanki ilk defa duydu. GDO hiç gelmemiş ilk kez gelecek sanki. Birileri herkesin aklını karıştıracak sonra asıl konular dağılacak. Zaten bu GDO olayı da yakında unutur kaşık kaşık yeriz yine.

Daha önce neler vardı konuştuk unuttuk.Tehlike geçmedi halen devam ediyor ama bizde yemeye devam ediyoruz.

-Aflatoksin (yurtdışından incirimiz,fıstığımız, fındığımız geri dönüyor.Annelerin bu ürünleri yediğinde sütte AflatoksinM1 olarak bulunan toksinlerden hiç bahsedilmiyor)

-Pestisitler (soframıza gelince temizlemeye uğraşıyoruz. ...............................)

-Dioksin (gazeteler bir ara yumurtada dioksin. Çöplükte beslenen tavukların yumurtaları için dedi sonra birden unutuldu. )

-Antibiyotikler (ooo bilinçsizce kullanılan hayvanlara antibiyotikler ve etkileri unutuldu. Etlerimiz, ballarımız ,....)

-Aşıdaki civa deniyor. Deniz ürünlerindeki ağır metalleri unuttuk. Arsenik, Civa daha önceden vardı daaa birden yok mu oldu?

-Akrilamit bir ara haberlerdeydi. Birden sustular. 120 C üzerinde ısınan nişastalı ürünlerdeki tehlike birden giderildi mi? Test bile yapılmıyor. Kimsede dikkat etmiyor.
- Bir ara BPA BPA dediler halen en gözde bebek mağzalarında polikarbonat ürünler satışı devam ediyor.


Ben ne yapıyorum? Elimden geldiği kadar çevremi biliçlendirip kullanımına dikkat ediyorum. Günün birinde " Neden ???" dememek için yapıyorum ama bilemediğimiz bilmediğimiz o kadar çok tehlike varki. Kendim için değil bebeğim için doğruyu yapmak istiyorum.
NOT: Bu tehlikelerden konuşan ama sigara içen insanları anlamıyorum. Sonuçları bilinen, zararı asla inkar edilemeyen sigara elinde GDO, pestisit, civa tartışması saçma geliyor. Hergün bilinçli bir şekilde kendini zaten zehirliyorsun. Kimi zaman düşüncesizce bizi bile zehirliyorsun. Bırak diğer zehirlerde sana meze olsun.

3 Kasım 2009 Salı

1 YAŞINDA BİR ADAM, UYUDUKTAN SONRA

Kuzey Tan sen uyuduktan sonra geri bize nasıl bir oda kalıyor gör.


Odasına götürüp uyutuyorum ve salona geri dönüyorum. Salonda ki durum tam resimlerdeki gibi. Az önce oynarken bende böyle bir ortam yarattığımızı hiç fark etmemiştim. Çoook dağıtmışız.Çokta eğlendik. Hemen bu dağınık annenin durumunu arkadaşlarıda görsün dedim. Tabiki belki bu resimlerden sonra benimle arkadaşlık etmezsiniz.

Resim 1:
  • Odasında mışıl mışıl uyuyan Kuzey Tan. Aslında o da yamuk yumuk yatıyor.
Resim 2:
  • Az önce ayaklarından ısrarla çıkardığı patikleri.
Resim 3:
  • Duvara fırlattığımız, koltuklara attığımız pilates topumuz. İlk şişirdiğimde çok şaşırdı. Elinde topları oynatıyordun Kuzey Tan bey, hadi hadi bunu da oynatsana.
  • Tepetaklak olmuş devasal kamyon. Halamızın hediyesi. Düzü bittide tersi kalmıştı. Ters çevriliyor, tekerlekler tek tek çevriliyor. Üstüne çıkıp sallanıyor.
  • Uzaktan kumandalı dayı hediyesi arabamız. Kumanda ve oyuncak bağlantısını çözdü ama hareket edince yinede korkuyor. Kucağımıza oturarak kullanmak istiyor. Parmaklarının gücüde tam ittirmeye yetmiyor tuşları.
Resim 4:
  • Yan yatırılmış, dedesinden bisiklet. Normalde müzik çalıp oynar. Biner az az gezer ama bu gece onun da tekerleklerini merak etti. Oda yan yattı.
  • Arkada da yan yatmış Asuman teyzemizden motorsiklet. Onunda tekerlekleri ve pedalı bu gece Kuzey Tan tarafından kurcalanmış.
Resim 5:
  • Irmak ablamızın hediyesi saldelyemiz. Yeni başladı sandelyeye oturmaya. Kendi kendine oturuyor kalkıyor çok sevdi. Her şekle sokup uğraşıyor.
  • İpek kızımızın top oyuncağı hediyesi. Pili bitti. Ay bitmese 10 dak. bir basıyor gürültü ses. Top kovalamaca oyun sürüyor. Bu gece çok hırpalanmadı oyuncak.
  • Arkada kaplumbağa. Daha tercih etmiyor. Düz duruşundan belli.
  • Yerde yırtılan kitap
  • Kanatları kırılmış emekleme arkadaşı. Kapalı tutuyorduk. Açabildiğinden gürültüsü oooooo. Ay onunda pili bitti.
Resim 6:
  • Toplar, iç içe kaplar, az önce zorla burnuna sıkmaya çalıştığımız spreye geniş bir bakış
Resim 7:
  • Formula1 için hazırlanma direksiyonu. İnanılmaz seviyoruz.Babanın oyuncağı idi artık Kuzey Tan nın
  • Doğum günü balonu
  • Kaplumbağımız. Susmayan diğer oyuncağımız. (en sonunda benim aldığım bir oyuncak:)))
Resim 8:
  • Babasının kulağından çekerek alınmış kulaklık. Sonradan babası tarafından koltuğun altına saklanmış!!! Kuzey Tan tarafından oradan da alınmış oyuncak olarak koleksiyona katılmış.
  • Burun spreyin başlığıda başka bir köşede olmalı:)
Halı üzerine serilmiş bir örtü ve üstü böyle karışık. Anne de oynuyor. Aslında resimde olmayan kumanda, cep telefonu, laptop, annenin kitapları var o gece karıştırılmış bir köşeye bırakılmış.Ben oyuncağın hem müzelki, sesli, hem renkl, hem işlevsel olanını seviyorum. Gürültüden de gerçekten hiç rahatsız olmuyorum.
Rahat etsin(edelim) diye, oyuncaklarının buyuk çoğunluğunu kutularına koyup, sepetine koyup kaldırdık. Burada kaldıramadağım (buyukoyuncakları buluyor hemen), kendi tercihi ile ayırdıkları, artık aylık gelişimi için gerekli olan oyuncaklar kaldı.
Sonunda topladım. Araçları otogara çektim. Otagarımız masanın altı. Oturdum size durumumuzu göstereyim dedim.
İyi geceler.