16 Aylık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Aylık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2010 Cumartesi

16. Ay Nasıldı?


16 Ay bitti.Yarın 17 aylığız. Artık kesinlikle bir bebek değil. Adam o adam. Özgürce takılan, eğlenceli, biraz yağcı (kızdırınca bizi gelip kendisini öptürüyor), meraklı, hareketli, 2 yaş dönemine adım attı atacak bir adam.

  • Bu ay ilk defa işe gitti, bir laboratuar gördü, toplantıya katıldı.

  • Bu ay ilk defa düştü kafasını yaraladı.

  • Bu ay daha anlamlı konuşuyor.

  • Bu ilk defa Oturak ile tanıştı (sadce meraba merhaba )

  • Dişlerinin sayısı 12yi geçmedi.

  • Saçlarımız var artık.

  • Televizyonu fark etti.

  • Araba ile eve her geri dönüşümüzde otoparkta babayla 5 dakika araba kullanıyor. "hadi süt vereceğim " diyorum gelmiyor. memeden bile kıymetli.
 Aşağıda resimlerlede görün.

Kendi kendimize kahvaltı edebiliyoruz.

Sofra adabını öğrendik. Hemen sandalyeye kuruluyoruz.
Yeni arkadaşlar ediniyoruz. Onlarla oyunlar oynuyoruz.

Hayvanların Sahtesinden bile korkuyoruz.
Her Yere tırmanıp yatıyoruz. Emzik emmiyoruz oyuncak gibi kullanıyoruz.Hareketliyiz, Bulaşık makinasına aniden daldık. 


Yeni suluğumuzu çok sevdik. Hiç elimizden bırakmıyoruz. Ama onu güç olarak kullanıp çevremize zarar veriyoruz. (annenin dudağını patlattı, kafasını morartı ama yanlışlıkla uyurken elinden bırakmayınca)
Gözünü burunu kulağını öğrendide neden burun damlası halen göze sokulmak isteniyor.


Arkadaşların doğum gününde pastayı her zaman o da üfleyecek. Hatta alkış tutuyor şarkı söylüyor pasta görür görmez.


Parklarda koşturup oynuyor .


Anne halen fotograf çekiyor ve halen kiloooooo sorunu var.




Tamirat işlerine çok yatkınız.

"Hıyarlı baba" olduk.Bere takmaktan nefret ediyor.



Anne baba eşyalarını kullanma merakı var.



Oyuncaklar hep amaçları dışında kullanılıyor.



Sabahları galiba biraz asık suratlı olabiliriz. Kahvaltısı geç kalınca.


Halen emiyoruz gece "iiii" deyip el sallayıp yatağa gidip bu pozisyonda bekliyoruz.

6 Mart 2010 Cumartesi

Kuzey Tan ne yapıyor?


Oğlum bu tırmanma merakın akrobasi hareketleri yapman beni korkutsa da senin önüne geçmeyeceğim. Kendi korkularım için seni sevdiğin birşeyleri yapmak için engellemeyeceğim.
Not: Resimde ilginç olan Kuzey Tan nın oraya girmesi değil, bunu hep yapıyor, ilginçlik emzik hiç emmeyen Kuzey Tan nın emzik emmesi.

3 Mart 2010 Çarşamba

TAMİRCİ Mİ ÇAĞIRDINIZ?

Hanımlar bozuldumu makinelarınız ben varım. Arayın geleyim tamir edeyim. Doktoro yaptım (3 ay ilk okul+3 ay ortaöğretim+4 ay lisans+2 ay yüksek lisans+4 ay doktora) bulaşık makinesı su püskürtme makenizması üzerine. Bakın annem de bozmuş ben hemen yaptım. Ben olmasam ne yapacaktı annecik bilmiyorum.
Annneee gel beni çıkarrrr.




Anneden not: Yok bozulan birşey artık kendi açıp alt sepeti boşaltılıp içeri girilebiliyor.

27 Şubat 2010 Cumartesi

DÜŞTÜK ÜFF OLDUK

Kuzey Tan bu akşam düştü. Sandalye hayranlığının başımıza getirdiği bir durum. Akşam sofrası hazırlarken nasıl ulaştıysa matematiksel bir denklem olarak yerleştirdiğimiz sandalyeleri çözmüş ve ayırmış. Üstüne çıkmış ve bir gümbürtü. 1 dakika içinde oldu bu olaylar.
Salona girdiğimde yüzü koyun masa sandalye kalorifer ve yer dörtgeninde yatıyordu. Ağlıyordu. Kaldırdım yüzünü tututyordu. Yüzüne baktım kulağına gözüne ağzına baktım. kızarıklık dışında bir şey yoktu. Biran rahatladım. komik bir ses tonuyla kuzey tanı kucağıma alıp güldürmeye çalıştım. ağlama tonu azaldı ama ağlıyordu. Yavaşca başını okşadım. Hayıır kafasında kocaman bir şişlik. Kafasını cok sert vurmuş demekki. Büyük ihtimalle kalorifere............
Başladım ağlamaya. O kadar ağlıyordum ki Kuzey Tan sustu beni seyrediyordu. Derin donduracıdan soğuk jel aldım beze sardım kafasına tututum. Bu sefer Kuzey Tan da başladı ağlamaya. İstemedi jeli aldı baktı fırlattı. Elimi soğutup kafasına tuutum. Açık yara olmadığı için şanslıydık. Yoo hayırr çok az kan var. Ben daha çok ağlamaya başladım.
Kuzey Tan yavrum benim ağlamama dayanamayıp güldürmek için başladı bana"ceee" oyunu yapmaya. Gülsem mi ağlasam mı?Göz yaşlarımı eliyle siliyor emmek istediğini gösteriyordu. Emzirmeye başladım. Emerken bile "ceeee" oyunun a devam edip beni güldürmeye çabaladı.

Babamızı aradım nerdesin diye. Yakındaymış hemen geldi. Kuzey Tan normal oyun oynuyor hatta sandalyeye tekrar tırmanıyordu. Ben gerçekten kıpırdayamıyacak kadar kötüydüm. Babamız baktı başına o sırada gördüm kan miktarı artmış.Hastaneye gitme kararı aldık.

Hastanede bizim adam show yapma merakında. Doktorlara hemşirelere öpücük dağıtırken. Doktor soydu diye kıyameti kopardı.

Doktor:
  • Düştükten hemen sonra kendinden geçip geçmediğini, gözlerinde kayma, donuk bakışlar olup olmadığı
  • Sonrasında davranışlarında yavaşlama, farklılık olup olmadığını
  • bir şeyler yiyip içebildiğini konrol ettip etmediğimizi
  • Vucudunu soyup kontrol edip etmediğimizi sordu.

Sadece vücuduna bakmak aklıma gelmemişti. Davranışsal olarak herşey normaldi. Kesi den dolayı korkmuştum. Kanama varmıydı??? Doktorumuz kana ma olduğu ama artık durduğunu endişelenmemmizi söyledi.
3 saat kafa travmasında  çok önemli dedi.Bizi 2 saaat kadar misafir edeceklerdi. Durumuna göre tomografiye alabileceklerini ama tomografi olursa uyutucaklarını söyledi. Şu anda Kuzey Tanın ihtiyacı yok gibiydi. Doktora "çak" yapıyordu.
2 saat için bize çocuk odası vediler. Kuzey Tan çıldırdı. Hemşirelere cilveler yapıyordu. zıpladı zıpladı bağırdı öpücük attı. Oda da tutamadık saldık koridora. Tüm hastaneyi dolaştı. Herkesle konuştu. "cee" oynadı. Bu anaormal bir davranışa girer mi bilmem. Çok mutlu ve enerjikti. Çocuk parkına gittik. PArkın bile altı üstüne geldi. Kaydıraktan baş aşağı kayacakmış.
Kuzey Tanı seven herkes sen hastamısın? Neyin var? dedi. Bend kafasını kalorifer çarptı deyince. Belli oluyor çook hareketli dediler hep.

Doktorumuz süre dolunca geldi.3 saat dolduktan sonra 24 saat kontrol altında olmalı evde dedi.sık sık uyanmayan bir çocuksa lütfen 1 saatte bir gidin kontrol edin.Babayla sırayla nöbet tutun. 24 saat içinde anormal davranış, etrafa ilgisi azalması, burnundan kulağından akıntı olması, kusması, kasılma durumlarında hemen gelin dedi.Yorumlayamadığınız aklınıza takılan bir şey olursa beni arayın dedi.
Bunun dışında Kuzey Tanın motor sisteminin çok iyi olduğunu, çok hareketli mutlu bir çocuk olduğunu, başına böyle şeyler gelebileceğini, ev düzenini değiştirmememizi yerde yaşamamıız önerdi. (önerir tabiki bu arada benim oğlum parmaklıklı yatakta boyu kadar ayağını kaldırıp parmaklıktan kaçmaya çalışıyordu)

Doktorumuza tekrar "çak" yaptık. steteskop için cilve yaptık. ve evimize geldik.

Evde herşey normal ben 10:00- 03:00 nöbetini aldım. Şuana kadar herşey yolunda. Sadece benim sırtım çok ağırmaya başladı. Çok gerildiğim için tutulacak gibi.

25 Şubat 2010 Perşembe

KUZEY TAN BUGÜN İŞE GİTTİ


3 günlüğüne Kuzey Tan ile başbaşaydık. Daha 2. gün işe gitmem gerekti ve bıracak yerimde yoktu. Hatta çokta hastaydım. apar topar öğle uykumuzdan uyandık 15 dakikada işteydik.
Genel Müdür asistanına bıraktım. Toplantıda kulağım oğlumda devamlı birşeyler söyleyip çıkıyorum dışarı. Yok oğluşum. Başkaları almış götürmüş. 1 saat sonunda bir bağırma duydum. Hemen zıpladım. Beni görünce oğluşum ne sevimlilikler yaptı. beni bırakmadığından toplantıya sokmak zorunda kaldım ve oğlum show yaptı.40 dakika daha toplantı da kaldık.
  • GM "bu proje oldu mu?" dedi Kuzey Tan "oduuu" diye bağırdı.
  • YK başkanı "son olarak söyleyeceğiniz var mı " dedi biizmki başladı anlatmaya.Susturamadım.
  • Sandalyeye çıkıp indi.
  • Bir ara beni şapur şupur öptü.
  • Biz çay içiyoruz diye o hep "fufufufu" diye su içti.
  • Kurabiyeleri ağzından masaya tükürdü.
  • GM board önünde projeyi gösterirken oda kalkıp onu seyretti. O da anlatamadı.
Ben sonra alıp aşağıya masama indim. Laboratuara soktum şok oldu. Ofise geçince gözü dışardaydı. Bir ara hızla uygun yerleri gezdirdim rahatladı. Ofiste kendi resimlerini seyretti. (maşallah her ofiste masada Kuzey Tan ın resmi var.) Çekmecelerimizi boşalttı. Ben 15 dakiada hazırlayacağım işi 30 dakkikada bitiremedim.  Çok mutlu olmuştu.

Evde de beni öpüyordu.

Sonuç:
  • Geçen öyle gergin geçen ve hatta istifa etmeme neden olacak- ki halen olabilir- toplantı bu sefer çok eğlenceliydi. Yine gergindim ama bu sefer sebebim farklıydı.
  • Çocuklar farklı şeyler görmek istiyor. Görünce mutlu oluyor.

22 Şubat 2010 Pazartesi

AĞLAMA VAKTİ



16 aylıksın.
Sofrada mama sandalyene oturmadın. Ağladın tepindin bağırdın.Normal sandayede oturdun.Önlük takmamak için ağladın. Babanla ben bile önlük taktık. Sanada takalım dedik ama nerdeeeee.
Çorbanı içmedin biizim çorbalara ekmek doğradın.
Masaya tırmanmak istedin. Biz tutuk diye kızdın ağladın.
Kabloları kemirmeye çalışıp televizyonu yumrukladın. Top fırlattın televizyona.
Mouse mouse olalı senin yaptığın işkenceyi görmedi. Tamam ilk defa kablolu mouse gördünde, o kablo, ordan tutup evde gezdirip ayağınla basma üstüne onun.
Aç uyuma diye mama yaptım yememek için çok ağladın.
uyku vakti göstergesi "iiiii" dedin el salladın yatak odasına koştun. Ben arkadan "nereye" dedim diye çok ağladın.
Tamam ağlama artık bebeğim uyku vakti. Aç aç yattın eminin bu gece 10 kere kalkıp duracaksın yarın sabahta ben ağlayacağım.

Geçen aydan notlar:
  • Şapkadan nefret eden oğlum geçen babannesinin çekmecesinde bunu gördü hemen kafasına geçirdi. Nedenini anlamadık. Çünkü babanneside takmamaıştı bu şapkayı onun yanında. 2-3 gün sonra sabah çizgi film izlerken anladım çizgi filmdee arada siyah beyazı oluyordu buna benzer şapkanın.
  • Eşleştirme oynuyoruz. print aldığım kağıtları eşleştiryorz. Geçen yüzlerce CD arasından amcasının ajansının tanıtım CD sini almış amcasına götürmüş. Amcasının yakasında ajansın broşu var aynı CD nin kapağındaki. Tebrikler Kuzey Tan.