SAĞLIK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SAĞLIK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2011 Pazartesi

KÜÇÜK KURBAĞA TADINDA




KUSTU. Durmayacak sandım bir an. Kafasını kaldırdı ve sakin sakin silmemizi istedi ellerini. Sildik.

Babası elini yüzü yıkadı ve

KT: Küçük Kurbağa gibi tat var ağzımda anne

Bir an ne diyor diye afalladım.

KT: Küçük kurbağa gibi tat var ağzımda diye tekrar etti.

Ben : Kurbağa mı?

KT: Büyük değil anne küçük kurbağa

Nasıl bir tattır bu ki?

22 Ağustos 2011 Pazartesi

Bu iz nasıl oldu dersen?

20 Agustos 2011 Cumartesi sabah. Salonda babası ve Yelda teyzesi varken , ben yatak odasındayken bir gürültü koptu. Biraz sonra bir can acısıyla bağırma. Oğlum ağlıyordu. Koştum yetiştim babası kucağına almış TV sehpasının önündeydiler ve Kuzey Tan nın yüzünü gördüğümde yine ciğerime bir ağrı saplandı. Ellerimi uzattım almak için ama gücüm yoktu taşıyacak. O da beni görünce "anne diye ağlamaya başlamıştı" kendimi ne kadar tutmaya çalışsamda titreyerek ağlıyordum. Daha yeni kafasında 3 dikiş vardı. Şuanda da ağzı kan içindeydi ve sol dudak kenarın derisinin L  şeklinde açılmıştı. Ağzının içinde de kesikler vardı ve kanıyorlardı.

Oğlumu aldım kucağıma ama evde bir kargaşa, veee hastaneye gittik. (Hastaneye girişimi anlatmıyorum:((()

Oğlum yine sakin o donuk haliyle bekliyordu. Ben ağlamama engel olmaya çalışsamda hastanede doktor bakana kadar kötüydüm. Sonradan Kuzey Tan nın o durgunuğunu gidermek için oyunlar şebeklikler yaptık babayla.

Eldivenden horozlar, perdelerde gölge oyunları, sedyeyi gemi yapmalar, ben balık oğlum balıkçı............

Estetik için Doktorumuz geldi baktı ve derin olan kısmına 2 dikiş attı. Oğlum sakin sessiz ve çok usluydu. İnanılmazdı.

Ben ağlarken bana herkes ağlama çocuk korkuyor dediğinden heralde işlem bitince " ben hiç kokmadım anne " dedi. Yine beni ağlattı.

Akşamüstü dikiş iplerini gösterip bunları çıkar diye ağlayınca da içim parçalandı. Babası ayna karşısına alıp durumu açıkladı.

Şuanda iyiyiz. Sadece arada yarasını ısırıyor. Dikişsiz kısımı açacak diye korkuyorum.


Hastanede hasta olan diğer çocukları gördükçe içim daha da burkuldu. Böyle çaresi olan basit birşey için dökülmez gözyaşı diyebilirsiniz ama annelik işte:(((

Not: Foto muzu çeken Eylül annesi Gülçin e çok teşekkürler.