11 Aralık 2011 Pazar
ODASINI TOPLATMAK DERT Mİ YOKSA OYUN MU?
Efendim; bizim odamız almış başını gidiyor konumdaydı. Oğluş dağınık odasında legoları oynarken kaybolur diye salona taşımıştı legolarını. Biraz oynadı sonra aklıma bir fikir geldi!!!!
1. Oğluşun odası simule edilir. Yatak yaptık, dolaplar, masa, şifonyer.
2. Kuzey Tan adam odasına girip uyur, oynar. Bu arada bu odanın ne kadar derli toplu olduğu belirtilir.
3. Küçük legolar odaya dağınık amacı ile dağıtılır. Küçük adam oda da yürüyemez, ayağı acır....
4. Küçük bir kutu yapılır legodan. "OYUNCAK KUTUSU" ve bu dağınıklık toplanması istenir.
5. Minik eller hemen toplamaya başlar.
6. Kutuya bir kapak verilir. Yanlışlıkla dökülmesin bu oyuncaklar.
7. Yaptığı iş ile gurur duyar minik adam. Hemen de toplanmıştır simule odası.:)
8. "Oğlum Gerçek odanıd a toplayabilir misin?" denmesi ile fişek gibi gider odasına ve toplar hem de super toplar. Çekmecelere kıyafetlerini bile yerleştirmiştir (Tıkıştırmış)
9.İşi bitince çağırır annesini. Anne baka,r tebrik eder. O arada yerde bir ip görülür o bile hemen çekmeceye yerleştirilir.
10. Sonra YAŞASIN diye bağırılır.
NOT: Sonunda inanamıyacaksınız ama "başka dağınık oda var mı anne?" dedi. Yakında halıları siler bu oğluş:)))
25 Eylül 2011 Pazar
DÜŞÜNCE=RÜYA
Sabah odasından bir ses geldi. "yok nerede??" koştum gittim. halısının üstüne oturmuş avuclarına bakıyor. Ağlamaklı "anneeeee civcivim nerde? buydaydı? gitmiş. Civcivim neyde anne bul?"
Yavrum rüya görmüş. Rüyasında da avcunda tutmuş ve bundan çok mutluymuş anlaşılan. Ama uyanınca civcivi aramaya cıkmış.
Ben de aldım yatağımıza götürürdüm. Babayla yanımıza aldık yattım. "Sen rüya gördün oğlum. Yat Uyu. Uyursan tekrar görebilirsin " dedim. Yattı.
Uyanınca salona gitmiş. Tekrar civciv arama sesleri baba arkasından gidince de "ben düşündüm" demiş.
Gün içinde de sağ işaret parmagını Kenan Işık gibi yanagına dayayıp "düşündüm ben civcivi anne " diyor.
Galiba Rüya nın düşünme olduğunu sanıyor benim yakışıklı oğlum.
Güzel Düşünceler sana oğlum
27 Temmuz 2010 Salı
22 AYLIK BİR KUZEY TAN
Kuzey Tan 22 Aylık:
- Şuanda düzgün olmasada daha anlamlı konuşuyor. "Annneee kapuzzz" diye elimden tutup sofraya götürüyor.
- Babaya düşkünlüğümüz çok arttı. "baaabbaa" diye peşinde.Sabahları "babammm" diye arkasından ağlıyor:
- Köpek dişlerimizin 3 patladı 1 tanesi gözüüp kaçıyor.Buzdolabından jelini kendi göstermiş. Öyle anladık dişi çıkıyor. Çocuk kendini çözmüş.
- Tatilde Calliou öğrendik. (öğrettik) I pod da yolda izletmek için yüklemiştim.şuanda yalvarıyor "kayuuu, kayuu" diye. TV de çevirisiniz beğenmediğimden unutması için arada bilgisayardan izletiyorum.
- Kendi kendine oyun kurup oynuyor veya oynatıyor. Oynatmak istemediğinide oturtup başka aktivite buluyor. Örneğin: Bir cumartesi babası ile top oynuyorlar. araya daldım gol attım. güldü. elimi tuttu koltuğa götürdü. "Otuu" diye işaret etti. Sonra gazeteyi gösterdi. "aaaaa" diye.Galiba beni istemiyor.
- Geçen gece ayağıma kramp girdi. bende elimi yüzmüme kapatım ağlamaklı bsğııyordum. Gelmiş edepsiz taklitimi yapıyor. Babası ayağıma müdahale edince ve benim bağırmam geçmeyince gidip babasını ittirdi. Galiba canımı yakıyor sandı. :)))
- Araba düşkünlüğü hat safhada. Sokak lafını duyunca arabanın anahtarını istiyor. İSterkende eliyle anahtar çevirme işareti yapıp "hın hınn" diyor.Geçenler de mygymde babaya hesap sormuştu. Araba kapının önünde yok diye.
- Su kuşu devamlı banyoda çıkmak bilmiyor. Artık duşuda açıp kendini yıkıyor.
- Karpuz hastası. dolabı açıp karpuz arıyor. "Kapuzzzz" diye bağırıyor.
- Toprak ile çok güzel oynuyor. Toprak ona kitap okuyor oda oturup dinliyor. Gecenin sonu paylaşılamayan bir oyuncak olsa da iyi anlaşıyorlar.
- Herkesin ismini öğreniyor,tekrar ediyor, resimlerden söylüyor. amaa kendi adını sesizce söylüyor. Düşüncemiz biri kopya vermiş adını sorduklarında, Kuzey Tan da ona alışmış. Bağır oğlum.
- Eşyaları sahiplerine dağıtıyor. babanın telefonu babaya, anneninki anneye. Bu sandelye ye baba oturur anne oturmaz. Bunun bence diğer aşaması "hepsi benim" olacak gibi....
29 Mayıs 2010 Cumartesi
OF OFFF İLERDE NASIL BİRŞEY OLACAK BU ÇOCUK
- Elinde saç fırçası saçını 30 dk tarattırıyor. (oğluşum saçların daha yeni saça benzedi. tara tara dökülmesin. Aman dayın eker diye düşünüyorsan o zamana ekim kalmaz heralde:))
- Diş fırcası günde 2 kez elinde. Çok dikkatli. Fakat benim fırçamla kalorifer peteklerini temizliyor.
- Kremleri eline yüzüne sürüyor.
- Parfüm. Hastasıyız kokuların. Bir itina ile boynuna sürüşü var görmelisiniz. Tamam baba mesleği koku işi ama,bu yaşta bu ne merak . bir de sonradan kendini kokluyor. Koklatıyor.
28 Mayıs 2010 Cuma
DENEYİNİZ
- İki bacağınızı açarak (V) şeklinde yere oturunuz.
- Sonra ellerinizle hiç bir yere ve kendinize tutunmadan, sadece bir bacağınızı L biçiminde içe kırarak ayağa kalkınız.
- 10 defa deneyiniz. Tek hamlede tek nefeste bunu kaç defa yapabilirsiniz.
10 Mayıs 2010 Pazartesi
Geçen günler
18 ayımıza bir yüksek ateş boğaz enfeksiyonu, diğer hafta ishal ile "hoşgeldin" demiştik. Süzüldük birazcık.
- Doktorumuz 16:30 da bizi kabul etti. 5 dakika kadar beklerken hastanenin parkında çoştu bizim Kuzey Tan. Fakat kendinden buyuk çocuklardan çekiniyor. Çok uslu bir çocuk orada oynuyordu. Oğluşum konuşmak istedi o abi konuşmadı. Sonradan Kuzey Tan yanından geçerken sırtını dönüp temkinli temkinli korkarak geçti.Yan gözde üzerinde. Bakalım ne zaman geçecek bu huyu:))
- Doktor Kuzey Tan diye seslenince. Zorla götürdük . Geri çıkmak istedi."Pa paaa paa" diye kapının koluna yapğıştı. Artık kapı açıbiliyoruz ya:)) Babası oyalarken biz doktorumuz ile konuştuk.
- Tüm gelişimler Pekiyi; Kelime hazinesi:Orta.Ok iyi muhabbet ediyor ama kelimeler anlamlı olarak normal gelişiminde kalmış.
- Grip antibiyotik almadan geçirdik dedik şaşırdı:); ishali ilaçsız doktosuz geçirdik dedik aferin size dedi:)))Galiba beni de kontrol etti.
- Anne sütüne devam dedi. Diş iyiymiş 3 yaşından sonra flor verilicek dedi.
- Göz doktoruna 18-24 ay arası ziyaret edin dedi. (annenin gözleri çok iyi hatta canavarda , babasının az sorunlu.)
- vee doktorumuz Kuzey Tan a "sen benim adamımsın" dedi çünkü oğluşum 1000 de 1 yaşıtlarında görülen bir çocuk davranışı göstermiş. Muayene boyunca inanılmaz usluydu. ağlamadı. Nefes al dedi aldı. Kulağını dön dedi döndü. ağzını aç dedi açtı. Tartıda sabit durdu. boğazına bakarken spatül ısırdı ama olsun. Doktorumuz şaşırdı ve ben işin sırrını açıkladım. "evde çalışıp geldik":))
- Doktorculuk Malzemesi. Geçen acile gidince sadece steteskobu görünce kıyameti koparınca böyle bir çözüm düşünmüştük. T.... ve Kuzey Tan a birer set aldık. Çok güzel oynadı. Evde de spatülü ısırıyordu ama iğne vurdu bize kalbini dinledi hep.
- İğne kısmında sadece aşının yarısına gelince ağladı ama bir bant karşılığı hemen sustu.
- Çıkışta parkta oynadık. Hem hastannenin hem karşı sokaktaki.
Anneler gününde ben oğluma hediye aldım. Yeni bir bebek arabası. Eski arabamız çok yer kaplıyordu.Yeni arabası daha aza yer kaplıyor ve daha hafif. Kolay gelsin bize.
Akşama doğru Deniz Eren abimiz geldi. Çok güzel oynadılar. Deniz Eren Kuzey Tan nın koşuşunu çok beğendiğinden evde onu bir aşağıya bir yukarıya koşturdu.
Kuzey Tan bu aylarda;
- Kaydırarağa kendi çıkıp kayabiliyor. (ben korksamda)
- Kapıları açıp kapayabiliyor.
- Konuşamasa da melodileri uzun bir süre doğru olarak söleyebiliyor."lalalalaa" diye eşlik ediyor.
- TV izletmemek istesekte TV fark etti ve uyumadan önce 20-30 dk bakmak istiyor ve açıp istediği kanalı buluyor:)) "Gece bahçesi"
- Sabah karnı açıktığı için bizi mutfağa götürürüp. Buzdolabını açtırıp yumurtanının yerini işaret edip sonra sütü almaya çalışıp sonrada tavayı arayıp bulup, çekmeceden rendeyi çıkartıp veriyor. Sonuç :Domatesli yumurta
- Oturağını kulanmıyor ama kıyafetleri ile oturuyor üzerinde.
- Oyun kurmaya çalışıyor. Yerleri mekanları eşyaları arkadaşları unutmuyor.
- Araba ve top hastası. hatta hasta ötesi. Top görünce hep istiyor.
- 2 tekerlekli abilerin bisikletleri peşinde koşuyor. Parkta yalvarıyor istiyor.
3 Mayıs 2010 Pazartesi
Güzel Kokular
Birden yatak odasına koştu. Yavaş yavaş arkasından gittim. Sifonyer in üsten ikinci çekmecesini açmış ayağını uzatarak çıkmaya çalışıyor. Yatağa uzandım izledim. Amaç ne? Yan gözle bana baktı "müdehale etme" der gibi. Etmeyelim oğlum meydan senin. Amacım sadece seni korumak seni engellemek değil.
Ayağını ısrarla üsten ikinci çekmeceye uzatıyor ve yetişemiyor. O çekmeceyi itina ile kapattı ve üsten 3 çekmeceyi açtı . ayağını ona uzattı.Evet ayağını süper kaldırıyor ama yine amacına ulaşamadı. Ayağını indirdi. Yerde birşeler aradı. Terliğimi aldı, ayağının altına koydu tekrar denedi. Yine olmadı. Onuda kapattı üsten dördüncü- alttan 2.- çekmeceyi açtı. Evet buna yetişiyordu. Ayağını içine soktu. ama doğrulana kadar çekmece kapanıyor ayağa kalkamıyordu. Şifonyerin üstüne uzanmak için uğraşıyordu.4. çekmeceyi de kapandı. Biraz boynu bükük şifonyerin üstüne bakıyordu. Bana baktı. Bende " bir çekmece daha olmasın bakmadığın "dedim. Sevinçle en alt çekmeceyi açtı. Kenarına bastı ve hedefe ulaştı.
Hedef: Parfümlerimiz.
Aradan babasının parfümünü buldu.
Çok sevindi. Elinden alamazdım. Çok çabaladığı bir şeyi elinden almak hevesini kıracatı. Koşarak salona gitti. Kapağını açtı. Kokladı. Sonrada üstüne sürdü. Babası peşine düşünce sıkı sıkı avcunda sandelyelerin altına kaçtı.
Anneden Not: Ishal olmuş bizim adam."Kötü Kokuyor" diye dün ve bugun dalga geçtiler. Bu yüzden yapmıyordur heralde. O kadar da değil.
3 Mart 2010 Çarşamba
TAMİRCİ Mİ ÇAĞIRDINIZ?
Anneden not: Yok bozulan birşey artık kendi açıp alt sepeti boşaltılıp içeri girilebiliyor.
27 Şubat 2010 Cumartesi
DÜŞTÜK ÜFF OLDUK
Salona girdiğimde yüzü koyun masa sandalye kalorifer ve yer dörtgeninde yatıyordu. Ağlıyordu. Kaldırdım yüzünü tututyordu. Yüzüne baktım kulağına gözüne ağzına baktım. kızarıklık dışında bir şey yoktu. Biran rahatladım. komik bir ses tonuyla kuzey tanı kucağıma alıp güldürmeye çalıştım. ağlama tonu azaldı ama ağlıyordu. Yavaşca başını okşadım. Hayıır kafasında kocaman bir şişlik. Kafasını cok sert vurmuş demekki. Büyük ihtimalle kalorifere............
Başladım ağlamaya. O kadar ağlıyordum ki Kuzey Tan sustu beni seyrediyordu. Derin donduracıdan soğuk jel aldım beze sardım kafasına tututum. Bu sefer Kuzey Tan da başladı ağlamaya. İstemedi jeli aldı baktı fırlattı. Elimi soğutup kafasına tuutum. Açık yara olmadığı için şanslıydık. Yoo hayırr çok az kan var. Ben daha çok ağlamaya başladım.
Kuzey Tan yavrum benim ağlamama dayanamayıp güldürmek için başladı bana"ceee" oyunu yapmaya. Gülsem mi ağlasam mı?Göz yaşlarımı eliyle siliyor emmek istediğini gösteriyordu. Emzirmeye başladım. Emerken bile "ceeee" oyunun a devam edip beni güldürmeye çabaladı.
Babamızı aradım nerdesin diye. Yakındaymış hemen geldi. Kuzey Tan normal oyun oynuyor hatta sandalyeye tekrar tırmanıyordu. Ben gerçekten kıpırdayamıyacak kadar kötüydüm. Babamız baktı başına o sırada gördüm kan miktarı artmış.Hastaneye gitme kararı aldık.
Hastanede bizim adam show yapma merakında. Doktorlara hemşirelere öpücük dağıtırken. Doktor soydu diye kıyameti kopardı.
Doktor:
- Düştükten hemen sonra kendinden geçip geçmediğini, gözlerinde kayma, donuk bakışlar olup olmadığı
- Sonrasında davranışlarında yavaşlama, farklılık olup olmadığını
- bir şeyler yiyip içebildiğini konrol ettip etmediğimizi
- Vucudunu soyup kontrol edip etmediğimizi sordu.
Sadece vücuduna bakmak aklıma gelmemişti. Davranışsal olarak herşey normaldi. Kesi den dolayı korkmuştum. Kanama varmıydı??? Doktorumuz kana ma olduğu ama artık durduğunu endişelenmemmizi söyledi.
3 saat kafa travmasında çok önemli dedi.Bizi 2 saaat kadar misafir edeceklerdi. Durumuna göre tomografiye alabileceklerini ama tomografi olursa uyutucaklarını söyledi. Şu anda Kuzey Tanın ihtiyacı yok gibiydi. Doktora "çak" yapıyordu.
2 saat için bize çocuk odası vediler. Kuzey Tan çıldırdı. Hemşirelere cilveler yapıyordu. zıpladı zıpladı bağırdı öpücük attı. Oda da tutamadık saldık koridora. Tüm hastaneyi dolaştı. Herkesle konuştu. "cee" oynadı. Bu anaormal bir davranışa girer mi bilmem. Çok mutlu ve enerjikti. Çocuk parkına gittik. PArkın bile altı üstüne geldi. Kaydıraktan baş aşağı kayacakmış.
Kuzey Tanı seven herkes sen hastamısın? Neyin var? dedi. Bend kafasını kalorifer çarptı deyince. Belli oluyor çook hareketli dediler hep.
Doktorumuz süre dolunca geldi.3 saat dolduktan sonra 24 saat kontrol altında olmalı evde dedi.sık sık uyanmayan bir çocuksa lütfen 1 saatte bir gidin kontrol edin.Babayla sırayla nöbet tutun. 24 saat içinde anormal davranış, etrafa ilgisi azalması, burnundan kulağından akıntı olması, kusması, kasılma durumlarında hemen gelin dedi.Yorumlayamadığınız aklınıza takılan bir şey olursa beni arayın dedi.
Bunun dışında Kuzey Tanın motor sisteminin çok iyi olduğunu, çok hareketli mutlu bir çocuk olduğunu, başına böyle şeyler gelebileceğini, ev düzenini değiştirmememizi yerde yaşamamıız önerdi. (önerir tabiki bu arada benim oğlum parmaklıklı yatakta boyu kadar ayağını kaldırıp parmaklıktan kaçmaya çalışıyordu)
Doktorumuza tekrar "çak" yaptık. steteskop için cilve yaptık. ve evimize geldik.
Evde herşey normal ben 10:00- 03:00 nöbetini aldım. Şuana kadar herşey yolunda. Sadece benim sırtım çok ağırmaya başladı. Çok gerildiğim için tutulacak gibi.
10 Şubat 2010 Çarşamba
YARAMAZ ÇOCUK BULUNDU, 15 AYLIK
14 Kasım 2009 Cumartesi
1 Yaş Doktor Kontrolü
Sabah uyandık. Annecik ile oyun oynadık. TV de teletubbiş leri izledim. Çok tatlılar. Anneyele dans ettik. . Annecik beni girdirdi hazırlandık ve Babayı uyandırdık ve arabaya bindik. YAşasın yaşasın gezmeye gidiyoruz. Yuppiiiii.
Aaa bizim parka geldik. Burada yürüyüş yapıyoruz babanne ile. Hiç sabah gelmemiştik.Durun durun parka girmiyoruz yanındaki binaya giriyoruz. Annem super "açıl susam açıl deedi" kapılar hemen açıldı. Bir daha yap anne bir daha.
Herkese merhaba. Hepsi bana merhaba diyor. 1. kat. ooff çok kalabalık. Babam parkta oynatıyordu annem gelin dedi. Tamam galiba daha güzel bir oyun biliyor.
Dur dur ben burayı bir yerden hatırlıyorum. Burası o güzel doktorun ofisi. Çok güzel, çok tatlı doktorum benide cok seviyor ama sonunda ağlayıp çıkıyorum. Bakalım bugun neler yapacağız.
Konuştular konuştular.
- Konuşmamı sordu. Eh 1-2 kelimemiz var. ses benzetmem çokmuş. Konuşma adabım varmış. Karşılıklı konuşuyormuşum anlamlı olmasada.
- baba:babbaa
- anne:ınaaaa
- elma:ama:,ammaa,almaaa
- birde asansör. neden taktınız bu asansör lafına bir bilsem asasoooo işte.
- Yürümem konuşuldu. En son görüştüğümüzde yeniydi yürümem.adım adım dı.annem kafamı vurmalarımı, düşmelerimi söyledi. Doktor normal dedi.ev düzenini ona göre ayarlayın dedi. dikkat edin dedi. Her yere minder kapla istersen anne.
- Yemek durumu konuşuldu.herşeyi yiyebilir mişim. baklava, adana kepap peki? Yook abartmayacakmışım. Nohutlu patlıcan dolması istiyorummmmmm.
- Tuvalet düzenlimi dedi? tabiki düzen benim adım. herşey saatinde. bak saatim geliyor altımı kapatın çabukkkk.
- son günlerde şikayet var mı diye merak etti. Yooo bence yok.ama ailem sadece çok "hayır" diyor.Uyar onları doktor.
Kilo:11,200 Boy:77,5 herşeyim çok güzelmiş. Gözlerimde bakışlarımda güzel. Sesim nasıl??? Beni zorla tutumayın . INGAAAAAAAAAAAAAAAAA, ZIRIL ZIRIL . Bırakın yahuuu.Doktorum annemi muayene edergibi yapıp sonra beni kontrol ediyor.
Durun hemşire abla geldi. Bu sahneyi biliyorum. Hepsi beni tutup iğne yapacaklar. NAYIIRR OLAMAZZZ.
Olduda bittti maşallahh.
İğnemiz acıtmadıda neden tutuyorsunuz.
Yeni vitamin verdi. Burun spreyi verdi.
Aşımız canlıymış ateş yapabilirmiş, korkmayacakmış annecik. Döküntü olabirmiş, kormayacakmış annecik. eğer herhangi bir şey olursa doktoru arayabilir miş.
Sevimli pembe hayvan hastalığı için anne sordu. 2 gün 39oC düşmeyen ateş, kusma, halsizliğim olursa beklemeden getirin dedi. Yok öyle birşeyde anne korkak ya sordu.
Babanne çok iyi bakmış bize.
EE çıkışta vitaminimiz alındı. kahvaltıya suadiye Beyaz fırına gidildi. Süper bir yer heryer mamamamamaaa. Bana çikolata verdiler. Anne naz yaptı. Yapma al anne ayıcık çikolatayı. Doktor herşeyi yesin demedi mi. Yaşasınnnnnn.Çok tatlıymışşşşş. Aaa benim fotomu çekiyorlar. Kart vereceklermiş bana. Teşekkürlerrrr Beyaz Fırın.Yemek yerken boş durmadım. yan masalara hatta dışardaki masalara bile el salladım. MERHABAAA.
Sonra ZARA ya gittik bana kazak. Damla içinde çok güzel elbise seçtim.Gönderirim Damla nın diş buğday fotolarını.
Eve dönerken uykum gelmişti. Anne uyutmamak için neler yapıyor. Anne normalde uyutmaya çalışırdın ne oldu sana. 5 dak kadar uyuyayım evde oynarız. Allah allah 5 dakkikalık yol biliyorum ama eve kadar sabredemem anne sabredemem.Aferin başardın uykum kaçtı.
Evimize geldik ve ben uyuyorum. İçerden annemin laptop başında "tıkır tıkır" sesleri geliyor. Yine dedikodumu yapıyordurrrr.
Öğleden sonra Damla nın diş buğdayındayız.
3 Kasım 2009 Salı
1 YAŞINDA BİR ADAM, UYUDUKTAN SONRA
Odasına götürüp uyutuyorum ve salona geri dönüyorum. Salonda ki durum tam resimlerdeki gibi. Az önce oynarken bende böyle bir ortam yarattığımızı hiç fark etmemiştim. Çoook dağıtmışız.Çokta eğlendik. Hemen bu dağınık annenin durumunu arkadaşlarıda görsün dedim. Tabiki belki bu resimlerden sonra benimle arkadaşlık etmezsiniz.
Resim 1:
- Odasında mışıl mışıl uyuyan Kuzey Tan. Aslında o da yamuk yumuk yatıyor.
- Az önce ayaklarından ısrarla çıkardığı patikleri.
- Duvara fırlattığımız, koltuklara attığımız pilates topumuz. İlk şişirdiğimde çok şaşırdı. Elinde topları oynatıyordun Kuzey Tan bey, hadi hadi bunu da oynatsana.
- Tepetaklak olmuş devasal kamyon. Halamızın hediyesi. Düzü bittide tersi kalmıştı. Ters çevriliyor, tekerlekler tek tek çevriliyor. Üstüne çıkıp sallanıyor.
- Uzaktan kumandalı dayı hediyesi arabamız. Kumanda ve oyuncak bağlantısını çözdü ama hareket edince yinede korkuyor. Kucağımıza oturarak kullanmak istiyor. Parmaklarının gücüde tam ittirmeye yetmiyor tuşları.
- Yan yatırılmış, dedesinden bisiklet. Normalde müzik çalıp oynar. Biner az az gezer ama bu gece onun da tekerleklerini merak etti. Oda yan yattı.
- Arkada da yan yatmış Asuman teyzemizden motorsiklet. Onunda tekerlekleri ve pedalı bu gece Kuzey Tan tarafından kurcalanmış.
- Irmak ablamızın hediyesi saldelyemiz. Yeni başladı sandelyeye oturmaya. Kendi kendine oturuyor kalkıyor çok sevdi. Her şekle sokup uğraşıyor.
- İpek kızımızın top oyuncağı hediyesi. Pili bitti. Ay bitmese 10 dak. bir basıyor gürültü ses. Top kovalamaca oyun sürüyor. Bu gece çok hırpalanmadı oyuncak.
- Arkada kaplumbağa. Daha tercih etmiyor. Düz duruşundan belli.
- Yerde yırtılan kitap
- Kanatları kırılmış emekleme arkadaşı. Kapalı tutuyorduk. Açabildiğinden gürültüsü oooooo. Ay onunda pili bitti.
- Toplar, iç içe kaplar, az önce zorla burnuna sıkmaya çalıştığımız spreye geniş bir bakış
- Formula1 için hazırlanma direksiyonu. İnanılmaz seviyoruz.Babanın oyuncağı idi artık Kuzey Tan nın
- Doğum günü balonu
- Kaplumbağımız. Susmayan diğer oyuncağımız. (en sonunda benim aldığım bir oyuncak:)))
- Babasının kulağından çekerek alınmış kulaklık. Sonradan babası tarafından koltuğun altına saklanmış!!! Kuzey Tan tarafından oradan da alınmış oyuncak olarak koleksiyona katılmış.
- Burun spreyin başlığıda başka bir köşede olmalı:)
Rahat etsin(edelim) diye, oyuncaklarının buyuk çoğunluğunu kutularına koyup, sepetine koyup kaldırdık. Burada kaldıramadağım (buyukoyuncakları buluyor hemen), kendi tercihi ile ayırdıkları, artık aylık gelişimi için gerekli olan oyuncaklar kaldı.
Sonunda topladım. Araçları otogara çektim. Otagarımız masanın altı. Oturdum size durumumuzu göstereyim dedim.
İyi geceler.
27 Ekim 2009 Salı
1 Yaşında Bir Oğlum Var.
- Yürüyoruz. Koşuyoruz. Dönüyoruz. Rahatlıkla diz çöküp tutunmadan kalkıyoruz. Koltuğa tırmanıyoruz. Merdiven tutunarak çıkıyoruz.( Son basamağı çıkamıyoruz nedenini çözemedim.)
- Kelimeler benzerlik olarak tekrar ediliyor. Asansöre taktık "asasoo" diyoruz. Anne bu kadar net demiyor.
- Ağızla yapılan sesleri tekrar ediyor.Hayvan sesleri gibi. "gıdıdıdaa" "lalalakkklaklak" "dığıdığıda"
- Ona yapılan yemekleri, çorbaları yarım bırakıp bizim tabağa atlıyor. Dolma, acılı kısır yemek için ağlıyor.
- Banyo yapmak için ağlıyor. Banyoya giremiyoruz.Arkamızdan geliyor önce o yıkanacak.
- Masa tezgah üzerindekileri uzanıp parmak ucunda alıyor.
- Şarkılar söylüyor.
- TV iletmeye başladık.Sabahları 1 saat BBC de teletubbies izliyor. Çok mutlu. el sallıyor. eşlik ediyor. Asla bağımlı değil ama.
- Uykularında süt emmeye daha bağlandı. Emmeden uyumuyor. saat 20:00 de uyuyor. Gece 3-4 kez 4-5 dakikalığına uyanıyor.Sadece anneyi istiyor.
- Emzik emmedi hiç. Arada oyuncak gibi alıyor ve atıyor. Biberon emmiyor. Her zaman bardak kullanmak istiyor. Kaldı biberonlar.
- Kaşık kullanmak için meraklı ama tutturamıyor.
- Bize yemek yedirmeye çalışıyor. 3 makarnın 1 de ağzımı tutturuyor.
- Yasaklı şeyleri biliyor. Yapmak için gözümüzün içine bakıyor. Yavaş yavaş yapıyor. (sabah kafasını CD dolabına sokmuş. arada da bana bakıp sesleniyor.)
- Uyumlu bir çocuk. Arkadaşları ile sakin sakin oynuyor.
- Sabırla istediğini yapmak için uğraşıyor. Dün gece boyundan büyük bisiklete binebilmek için 15-20 dakkika uğraştı. (Ben ilk başta oturttum. İndi. sonra tekrar kendi denedi.)
- Kendi kendine oyun oynayabiliyor. (seyretmesi çok zevkli)
- Top oynamayı çok seviyor. Evdeki topları atıyor koşuyor alıyor atıyor bağırıyor.
- Bir şeyi alamayınca (koltuğun altındaki topu). Deniyor uğraşıyor sonra elimizden tutup gösteriyor. (bayılıyorum bu haline)
- Düğmelere basmaya bayılıyor. Her düğmeye,tuşa basacak.
Güzel bir doğum günü yaptık hem 21 Ekim hem 25 Ekim de arkadaşları ile. Detayları yazacağım.
21 Nisan 2009 Salı
6 Aylık Oğlum

Tam 6 ay önce hayatımıza geldi. Çok uyumlu bir bebek oldu. Çook tatlı, uslu, söz dinler. (tütütütüü nazar değmesin)Bizi hiç üzmedi.(arada üzmüş olabilir ama biraz bende hata)
Bu ay neler yapıyor. Şu 1-2 gün bile bizi şaşırttı.
Ağlama şekli değişti. Resim Kuzey Tan'nın ağlamasının resmi. Normalde böyle ağlamaları yoktu. 2 gündür başladı.
-Beni yanlız bırakmayın, anne.
-Öyle şarkı söylemeyin, anne.
-Ses tonun korkutuyor beni, baba.
-Ben konuşurken benimle ilgilenin, beni eğlendirin anne, baba.
Ağlamalarının nedenleri için sıralayabileceklerim. Bu resim babasıyla ona şarkı söylerken çekildi. Sesimiz çok güzel değil galiba.
Bunun yanında gülmeleri de arttı. Kahkahaları komşularımızı eve çağırıyor. Kendinden geçiyor.
6. ay için kitaplarda yazanların sadece dönüş kısmı dışındakileri yapıyor. Dönüyor ama ben göremedim. Yatağında 2 gündür dönmüş buluyorum. Oda işi çözememiş ki kızıyor.
Cumartesi doktor kontrolü var. Artık ek gıdalar. Masada bize özenerek bakmaları biraz diner umarım yada daha da artar.
Yarı yaşın kutlu olsun Kuzey Tan'ım
13 Mart 2009 Cuma
KUZEY TAN UYUYOR MU?

Bu yazı uyuyan değil uyanan yaramaz çocuğun yazısı.
21 Şubat 2009 Cumartesi
KUZEY TAN 4 AYLIK
İlk Seferde tutturamasa da elleri ile birşeyler yakalamaya ve bırakmamaya başladı.
1aydır ellerimizi tutunca ayağa dikilmeye çalışıyor dikilince de mutluluk çığlıkları atıyor.
Oturmak için doğruluyor. Ellerimizi tutunca oturuyor. (Daha oturtmuyoruz. Doktorumuz yüzükoyun daha çok zaman geçirmesini istiyor.)
Bana roller yapıyor. Öksürüyor, ağlamaklı sesler çıkarıyor. Bakınca gülümsüyor.
Oyuncakları ile sıkılmadan 20-30 dak. oyalanabiliyor.Özellikle sabah saatlerinde.
Yabancı ani seslerden korkuyor. (Gürültüye alıştırmama rağmen özellikle ani seslerde çok ağlıyor.Bugün yan odada hapşurduğum için çok ağladı.) Özellikle diğer çocukların seslerinden korkuyor. T ile ilk deneyimi çok tatlıydı.
Konuşan kişilere bayılıyor. Konuşan kişileri hayranlıkla seyrediyor.
Konuşuyor. Konuşmasını taklit edince şaşırıyor veya gülüyor. (Umarım kötü bir şey demiyorum bebek dilinde.)Şarkı söylerken kendince eşlik ediyor. (uzun hava okumalı ama)
7.200 gr ve 65 cm.(1 ayda 6 cm uzamış)
Düzenli akşam uykuları var. Tracy teyzesi de sağ olsun.Gündüz uykuları çok uzun süreli değil ama.
Bu sabah elmayı tattı ilk defa.(6 çay kaşığı ama)Problemsiz kabul etti.
Babası ile bana ihtiyaç duymadan vakit geçirebiliyor. (tabiki biberonda annesinin sütü olmalı)
Annesini hiç üzmüyor.Beni görünce gözlerindeki ışıltı çok daha anlamlı.
26 Ocak 2009 Pazartesi
KUZEY TAN YOLLAR DA
İlk yanlız çıkışımda çok korktum aslında. Çok zorlanıyordum. Kuzey beyimiz ise cok güzel uyuyordu o hareket edilmesi zor yollarda. Arabasına ilk binişin de asansöre kadar kıyametler kopardı ama asansörde gülümsemeye başladı. Kapının önüne çıkıp güneşi görünce kafasını gömdü ve uyumaya başladı. Kısa bir tur attık. Çok korkmuştum çünkü kaldırımlar kimi yerlerde çok daralıyordu ve ben yola inmek zorunda kalıyordum. Acemi anneydim ne de olsa.
En uzun süreli gezmemizde sahile indik ve denizin kokusunu içimize çektik. Kuzey Tan ne yaptı peki. UYUDU. Sonunda bir restauranta gittik. Sigara içilmeyen bölüm istedim ama çocuklar için odalar yapmış bu lüks restaurant böyle bir bölümü olmadığını söyledi. NASIL OLABİLİR???. Görevli benim için suan açık olmayan bölümü açtı ve Defne ablası, Saba tezesi ve oğlumla orada oturduk. Galiba şu sigara içme yasağı tamamlanana kadar bir yere gidemiyeceğiz.
Bu hafta havalar çok güzeldi. Hafta sonu da babamızla beraber 4 saat boyunca gezdik. Yine oğluşumuz uyudu.Bir ara endişelenip elini oynattım ve uykusunu böldüğüm için oğluşum bana çok kızdı.Eve girdiğimizde de tüm keyfiyle gülümsüyordu.
O akşam cok zor uyudu ama 23:00 dan sabah 07:00 kadar deliksiz uyudu. Bu zorlu yollarda gezmenin bedeli Kuzey Tan'ımızın deliksiz uykusu.Kuzey Tan yollarda olmayı seviyor.
Gezmek superrrr.
Havalar ısınsın.



