29 Eylül 2009 Salı

SÜT İZNİ BİTERSE BAŞLAR HAFTASONU ANNECİLİĞİ


Süt iznim bitmek üzere. Peki süt verme işi bitti mi? Hayır. WHO 2 yıl emzirin demiş. Ama süt iznim bittiyooor.

Emzirme değil mesele olan, oğlumla geçirdiğim 1,5 saati kaybetmek. 6:30 da çıkacağım. Hadi trafik derdim yok hemen evdeyim.

Öpüştük koklaştık oynaştık diyelim. Sonra yemek faslı. Hoop saat oldu 20:00. Bizimki başlar göz oğuşturmalara. Uyutma faslı ve tatlı oğlum uykuda.

Ben bu işi anlamadım. Ben nezaman oğluma birşeyler öğreteceğim. Ne zaman onunla eğitsel aktiveteler yapacağız. Sadece haftasonu mu? Yoksa çalışan annelik sadece haftasonu anneciliğimidir.

Ben böyle hayal etmemiştim. Oğluma oyunlar öğretecektim, şarkılar danslar .....Sabırla, tüm anlayışımla renkleri, burnunu, sayıları, kavramları anlatacaktım. Çocukluğumdan beri buna hazırlanmamışmıydım.

Bunun dışında sinirle stressle eve gelmeler.Hele birde plansız uzayan toplantılar. Evde seni bekleyen var kimin umrunda. Artıyor sinirin. Eve gelince kapının önüne koymaya çalışsamda artık koyamıyorum kalıyor sinirin stresin etkisi. O şekilde bebek sevilir mi??? Asla.
1,5 saatmiydi beni kurtaran. Yooo ama bize özel bir anımız alınıyor gibi geliyor.
Dur bitmeden izin bu olduysa bitince artık........

Nereye koşuyoruz biz. Koşarken amacımızı unuttuk....................

25 Eylül 2009 Cuma

KEDİDEN KORKULUR MU?


Kediden korkulur mu oğlum? O kadar ağlamak neden? Oda senin gibi yavru hatta senden daha küçük. Oda seni merak etti oda seninle arkadaş olmak istedi. Sen nasıl çok korktun. Bak kediyi bahçeye bıraktılar bu yüzden. Kedi bahçede, sen içerde ağladın. Kitabında "kedi" tuşuna basıp "miav" demek kolay.Uzaktan el sallamak kolay:)
Tamam bu ilk tanışmaydı. Eminim ilerde sen eve kediler getireceksin. Yatağına alacaksın ben çığlıklar atacağım.
Anneden not: Annen de hayvanlardan çookk korkar. Bu seninde korkacağın demek değil. O kediden azda olsa bende korktum.

18 Eylül 2009 Cuma

KORKTUK.

KORKTUK, GERÇEKTEN ÇOK KORKTUK

Öğleden sonra oğluşumu uyuttum mutfağa geçtim. Tatlı yapmak için su ve şekeri koydum ve oğluş ağladı. Aldım emzirmek için koltuğa oturdum. Hafif yaslanarak ayaklarımı uzattım ve veveee uyudum. Hep böyle uyurken oğluşum düşermi diye düşünmüşümdür ama yok bu olmadı.

Zil sesi ile uyandım ama nasıl bir zil. Oğlumda ben de fırladık. Odadan çıktık . Evde bir duman. Mutfağa koştum. Nedeni anladım. Sadece yanık şeker dumanı ama çoook fazla. Kuzey Tan ımı salonun balkona cıkardım yere bıraktım. Hemen ocağı söndürdüm. Güzel kapkara bir tencere.

Bütün camları dış kapıyı açtım. Balkona cıktım aşağıdan bakan insanlara herşey yolunda dedim. Apartmandakilere tamam herşey yolunda dedim.

O an şoktan heralde başka hiç konuşmamışım. Komşumuz 1 saat sonra geldi tekrar kontrole. (dış kapıyı kapattığımı duyunca bayılırsam diye korkmuş heralde) Sonra sakinleşince biraz ağladım. Babacık aradım gel dedim. O gelene kadar şu iğrenç koku gitsin diye peşimde dolaşan Kuzey Tan ile yerleri 2-3 kez sildim. 2-3 kez Tozları aldım.Kuzey Tan kokuyor gibi geldi hemen duş aldırdım.Kıyafetler yıkamaya.

Babacık gelince biraz ona da ağladım.Sonra ocağı temizledim. (eser bile kalmadı diyeceğim ama koku var.)Koku gider mi diye dolapları sildim. Suya limon kestim kaynattım. Süt kaynattım. Türk kahvesi kaynattım. Koku varrrr.

Koku koku koku halen nefes alamıyorum gibi geliyor. Korktum çok. Olamayan şeylerin olabilir ihtimallerini düşünmek bile istemiyorum. Bu bugüne kadar yaptığım en kötü hata.